1. Cinsel Saldırı Suçu Nedir?
Cinsel saldırı suçu; korunan hukuki değerin kişilerin cinsel özgürlüğü ve vücut dokunulmazlığı olduğu, cinsel arzuları tatmin amacıyla gerçekleştirilen rıza dışı eylemleri ifade eder. Bu suç tipinde failin ve mağdurun kadın veya erkek, evli ya da bekâr olması mümkündür. Fail ile mağdurun aynı ya da farklı cinsiyetten olması suçun oluşumu açısından önem taşımaz. Cinsel saldırı suçunun temel özelliği, bu suçu oluşturan fiillerin bütünüyle mağdurun iradesi (rızası) dışında gerçekleştirilmesidir. Suç, fail tarafından cebir, tehdit, hile kullanılarak yahut mağdurun bilincinin kapalı olmasından yararlanılarak işlenebilir.
2. Basit Cinsel Saldırı Suçu ve Unsurları (TCK m. 102/1)
Türk Ceza Kanunu'nun 102. maddesinin 1. fıkrasında cinsel saldırı suçunun temel şekli, yani basit cinsel saldırı suçu tanımlanmıştır. Basit cinsel saldırı suçu; 18 yaşını tamamlamış kişilere karşı işlenen, kişinin rızası dışında gerçekleşen ve vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle suçun nitelikli halini almayan cinsel davranışlardır.
6545 sayılı Kanun ile yapılan yasal düzenlemeler neticesinde basit cinsel saldırı suçu iki temel düzeyde ele alınmaktadır:
Cinsel Saldırı Suçu: Sarkıntılık aşamasını geçip cinsel ilişki aşamasından önceki; soyundurma, cinsel organları sürtme, sürttürme veya uzun süreli çıplak vücut teması gibi sıcak cinsel davranışları kapsar. Bu eylemlerin cezası, mağdurun şikâyeti şartıyla beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıdır.
Sarkıntılık Düzeyindeki Basit Cinsel Saldırı Suçu: Sarkıntılık aşamasından öteye geçmeyen; ani, kısa süreli, devamsız olan basit tutma, sarılma, öpme, dokunma veya okşama gibi eylemlerdir. Sarkıntılık düzeyinde kaldığı durumlarda ceza müeyyidesi, mağdurun şikâyetine bağlı olmak kaydıyla iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır.
2.1. Suçun Faili
Basit cinsel saldırı suçu herkes tarafından işlenebilen genel bir suçtur:
Suçun faili erkek bir kişi olabileceği gibi kadın bir kişi de olabilir.
Bunun yanı sıra fail; kamu görevlisi, asker veya polis olabilir. Bu durumda memur ve asker failler yönünden soruşturma genel hükümlere göre yürütülür.
2.2. Suçun Mağduru
Bu suç, herkes tarafından herkese karşı işlenebilir niteliktedir. Mağdur unsuruyla ilgili temel hukuki özellikler şunlardır:
Hem erkek mağdura karşı hem de kadın mağdura karşı işlenmesi mümkündür.
TCK m. 102 kapsamındaki cinsel saldırı suçunun mağdurunun 18 yaşını tamamlamış olması şarttır (18 yaşından küçükler yönünden TCK m. 103 Çocukların Cinsel İstismarı suçu gündeme gelir).
Mağdurun sağ bir kişi olması gerekmektedir. Ölü kişiye veya hayvanlara karşı gerçekleştirilen eylemlerde suçun mağdur unsuru oluşmadığından cinsel saldırı suçundan bahsedilemez.
2.3. Suçun Maddi Unsurları
Basit cinsel saldırı suçunun maddi unsuru, kişinin vücudu üzerinde gerçekleştirilen ve cinsel ilişkiye varmayan cinsel davranışlardır. Vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyen (herhangi bir fiziksel teması bulunmayan) eylemlerle bu suçun işlenmesi mümkün değildir (bu durum sözlü taciz halinde cinsel taciz suçunu oluşturabilir). Objektif açıdan eylemlerin cinsel arzuları tatmin amacına yönelik şehevi nitelikte bedensel hareketler olması yeterlidir. Hukuken rızasızlık, cebir (varsayılan zorlama) olarak kabul görmektedir.
2.4. Suçun Manevi Unsurları
Basit cinsel saldırı suçunun manevi unsuru kasttır. Suçun failinin, eylemini cinsel arzusunun tatmini amacıyla (cinsel saikle) gerçekleştirmesi zorunludur. Cinsel arzuları tatmin amacı (cinsel kasıt) içermeyen fiziksel temaslar, basit cinsel saldırı suçunu oluşturmaz. Nitelikli cinsel saldırı suçunda cinsel tatmin amacı aranmazken, basit cinsel saldırı suçunda manevi unsur olarak cinsel tatmin kastı gerekmektedir.
3. Suçun Teşebbüs Aşaması (TCK m. 35)
Basit cinsel saldırı suçuna teşebbüs edilmesi mümkündür ve bu aşamada genel teşebbüs hükümleri (TCK m. 35) uygulanır. Failin suçu işleme kastıyla icra hareketlerine başlaması, ancak çevresel bir uyarı, bağırtı veya mağdurun kaçıp kurtulması gibi kabul edilebilir harici engeller yüzünden fiili tamamlayamaması halinde teşebbüs gündeme gelir.
Örnek olarak; failin mağduru öpmeye yeltenmesi, sarılmak için kollarını açması veya üzerine abanacakken mağdurun direnerek kaçıp kurtulması yahut çevreden gelen müdahale ile eylemini tamamlayamaması durumunda suça teşebbüs söz konusu olur. Ancak fail hiçbir harici engel yokken bütünüyle kendi isteğiyle eylemini sonlandırırsa, gönüllü vazgeçme hükümleri çerçevesinde hukuki değerlendirme yapılır.
4. İştirak ve İçtima Hükümleri
İştirak: Basit cinsel saldırı suçuna iştirak, genel iştirak hükümleri doğrultusunda mümkündür. Mağdura ve mağdurun hareketlerine müşterek hakimiyet kurulan durumlarda, diğer iştirakçi failler de eylemi bilip istedikleri için TCK m. 37 uyarınca müşterek fail (asli iştirak) olarak cezalandırılır. Asıl failin ne yaptığını bilecek ve isteyecek düzeyde müşterek hakimiyeti olmayan kişiler ise TCK m. 39 kapsamında yardım eden sıfatıyla değerlendirilir.
İçtima (Suçların Birleşmesi):
Zincirleme Suç (TCK m. 43): Suçun aynı suç işleme kararı doğrultusunda değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla tekrarlanması halinde zincirleme suç hükümleri uygulanarak ceza artırılır.
Gerçek İçtima: Cinsel saldırı eyleminin cebir kullanılarak işlendiği vakalarda, mağdurun direncini kırmak için gerekenden daha fazla cebir/şiddet kullanılmışsa, fail ayrıca TCK m. 102/4 uyarınca Kasten Yaralama suçundan da cezalandırılır.
5. Görevli Mahkeme ve Soruşturma Usulü
Suçun temel halinde soruşturma ve kovuşturma süreci ile görevli mahkeme şu esaslara dayanır:
Hem tasaddi düzeyindeki hem de sarkıntılık düzeyindeki basit cinsel saldırı eylemlerinin soruşturulması ve kovuşturulması bizzat mağdurun şikâyetine bağlıdır.
Yalın haliyle basit cinsel saldırı suçunda yasanın öngördüğü ceza üst sınırlarına göre görevli yargılama mercii Asliye Ceza Mahkemesi'dir.
Ancak eylem; mağdurun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olması gibi TCK m. 102/3 fıkralarında belirtilen nitelikli haller ile birleşirse şikâyet şartı kalkar, resen soruşturma yapılır ve görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi olur.
Yararlanılan Kaynaklar: ARSLANTÜRK, Mustafa ;Türk Ceza Kanunu Uygulamasında Cinsel Suçlar, 8. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2024, s. 164-181.
Yasal Uyarı ve Bilgilendirme: Bu makale; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu, güncel hukuki gelişmeler ve Yargıtay içtihatları temel alınarak Öztürk & Altınok Hukuk Danışmanlık tarafından kamuoyunu ve müvekkil adaylarını bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her hukuki vaka kendi içinde özel koşullar barındırdığından, dava ve soruşturma süreçlerinde hak kaybına uğramamak adına Karabük Avukat hizmeti ve profesyonel hukuki danışmanlık alınması tavsiye olunur.


