Hakaret Suçu ve Cezası Rehberi 2026: TCK 125, Cezası ve Yargıtay Kararları

Hakaret suçu nedir? TCK 125 kapsamında cezası, haksız tahrik indirimi ve güncel Yargıtay kararlarıyla hazırladığımız rehber. Haklarınızı öğrenin!

CEZA HUKUKU

Av. Mert ALTINOK

3/24/2026

1. Hakaret Suçu Nedir? (TCK 125)

Hukuk dilinde "Şerefe Karşı Suçlar" başlığı altında düzenlenen hakaret suçu, aslında bir insanın toplum içindeki saygınlığına, onuruna ve haysiyetine yapılan bir saldırıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde tanımlanan bu suç, sadece birine küfretmekten ibaret değildir. Vatandaşın en çok yanıldığı nokta burasıdır: "Ben küfretmedim ki, sadece doğruyu söyledim" demek, sizi her zaman suçtan kurtarmaz.

Hukuk tekniği açısından hakaret suçu iki farklı şekilde işlenebilir:

A. Somut Bir Fiil veya Olgu İsnat Etmek

Bu, bir kişiye geçmişteki bir eylemi veya üzerine yapışacak bir etiketi yakıştırmaktır.

  • Örnek: "Sen geçen yıl çalıştığın şirketin kasasından para çaldın." Burada kişiye "hırsızlık" gibi somut, ispat edilebilir veya edilemez bir eylem atfediliyor. Eğer bu iddia kişinin onurunu zedeleyecek nitelikteyse ve ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı yoksa, bu bir hakarettir.

B. Sövme Suretiyle Hakaret

Bu, herhangi bir somut olay anlatmadan, doğrudan kişinin kişiliğine yönelik saldırgan sıfatlar kullanmaktır. Halk arasında "küfür" dediğimiz şeyin hukuki karşılığıdır.

  • Örnek: "Aptal", "Şerefsiz", "Haysiyetsiz" gibi kelimeler bu gruba girer. Burada bir olay anlatılmaz, sadece kişinin onurunu kırmaya yönelik aşağılayıcı bir sıfat kullanılır.

Hakaretin "Rencide Edici" Olma Şartı

Bir sözün hakaret sayılabilmesi için en önemli kriter, o sözün "kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte" olmasıdır. Ancak burada ince bir çizgi var: Bir sözün sizi sadece üzmesi veya sinirlendirmesi o sözün "hakaret" olduğu anlamına gelmez. Hukuk, kişilerin aşırı alınganlıklarını değil, toplumun genel ahlak ve saygı anlayışını baz alır.

Not: "Bana 'Sen bu işten anlamıyorsun' dedi, dava açalım" İşte burada  "Anlamıyorsun" demek kaba bir eleştiri olabilir ama kişinin haysiyetini yerle bir eden bir saldırı değildir. Her kaba söz hakaret suçunu oluşturmamaktadır.

Huzurda Hakaret vs. Gıyapta Hakaret

Hakaret suçunun oluşması için illa o kişinin yüzüne karşı konuşmanız gerekmez.

  1. Huzurda Hakaret: Kişinin yüzüne karşı, telefonla veya doğrudan ona gönderilen bir mesajla (WhatsApp, DM vb.) yapılan hakarettir.

  2. Gıyapta Hakaret: Kişi orada yokken arkasından konuşmaktır. Ancak bunun suç sayılması için "ihtilat" şartı aranır. Yani, hakaretin o kişi dışında en az 3 kişiyle paylaşılmış olması gerekir.

    Örneğin; bir WhatsApp grubunda veya kahvehanede 3-4 kişiye karşı birinin arkasından hakaret etmek örnek verilebilir.

Bölüm Özeti: Hakaret, birinin toplumdaki "aynasını" kırmaktır. İster bir yalan uydurarak (isnat), ister sadece söverek olsun; eğer bir insanın saygınlığına hedef alıyorsanız, Türk Ceza Kanunu uyarınca suç gerçekleşmiş olabilir.

2. Hakaret Suçunun Unsurları:

Bir eylemin "hakaret" olarak cezalandırılabilmesi için bazı unsurları içerisinde barındırması gerekmektedir. Suçun unsurları suçun oluşumu için belirleyicidir.

A. Fail ve Mağdur (Kim, Kime?)

  • Fail: Herkes bu suçun faili olabilir. Yani "Ben çocuktum", "Ben sinirliydim" demek sizi fail olmaktan çıkarmaz (ancak ceza ehliyeti ayrı bir konudur.)

  • Mağdur: Hakaret suçu ancak gerçek kişilere karşı işlenebilir. Bir şirkete, bir kuruma veya bir markaya "şerefsiz" derseniz, bu TCK 125 kapsamındaki hakaret suçunu değil; duruma göre "Ticari İtibarın Zedelenmesi" veya başka hukuki süreçleri tetikler.

    • Kritik Detay: Mağdurun ismi açıkça söylenmese bile, söylenen sözlerin kime yönelik olduğu anlaşılabiliyorsa (Matufiyet Koşulu), suç oluşmuş sayılır.

B. Maddi Unsur: Fiil (Eylem)

Hakaret suçu, "serbest hareketli" bir suçtur. Yani sadece ağızdan çıkan sözle değil; bir el hareketiyle, bir emojiyle, bir resimle veya bir yazı (tweet, mesaj) ile de işlenebilir.

Burada iki ana yol vardır:

  1. Somut Bir Olgu İsnadı: "Sen rüşvetçisin" demek gibi.

  2. Sövme: Doğrudan aşağılayıcı sıfatlar kullanmak.

Not: "Eleştiri ile Hakaret" sıkça birbirine karıştırılmaktadır. Yargıtay içtihatları uyarınca : "Ağır, sert ve hatta incitici eleştiriler, hakaret değildir." Birine "Yaptığın bu iş tam bir rezalet, beceriksizsin" demek ağır bir eleştiridir ama "Beceriksiz herif, haysiyetsiz!" dediğiniz an hakaretin sınırına girersiniz. Çizgi, kişiliğe saldırıda başlar.

C. Manevi Unsur: Kast (Niyet)

Hakaret suçu ancak kasten işlenebilir. Yani "Ben şaka yapıyordum" veya "Ağzımdan kaçtı, aslında hakaret etmek istememiştim" savunması hukukta pek karşılık bulmaz.

  • Fail, kullandığı sözlerin karşı tarafın onurunu zedeleyeceğini bilmeli ve bu sözleri bilerek söylemelidir.

  • Bu suçta "taksir" (yanlışlıkla yapma) olmaz. "Yanlışlıkla birine küfrettim" diye bir savunma mekanizması yoktur.

D. Gıyapta Hakaret ve İhtilat Unsuru (3 Kişi Kuralı)

Vatandaşın en büyük "eyvah" dediği yer burasıdır. Birinin arkasından konuşmak her zaman suç değildir. Birinin arkasından (gıyabında) hakaret edilmesinin suç sayılması için, bu hakaretin en az 3 kişiyle paylaşılmış olması gerekir.

  • Örnek : WhatsApp grubunda (en az 3 üyesi olan) veya kahvehanede 3-4 kişinin duyacağı şekilde söylersem, "İhtilat" unsuru oluşur ve suç tamamlanır.

E. İrtibat (Huzurda Hakaret)

Hakaretin doğrudan mağdura yöneltilmesi gerekir. Mağdurun yüzüne karşı söylenmesi şart değildir; mağdurun duyabileceği, görebileceği veya okuyabileceği (SMS, e-posta, sosyal medya bildirimi) her türlü iletişim kanalı "huzurda" sayılır.

Bölüm Özeti: Hakaret suçunun oluşması için; gerçek bir kişiye, onu toplumda küçük düşürecek bir niyetle, kasten ve ya yüzüne karşı ya da en az 3 kişinin duyacağı şekilde bir saldırı yapılması şarttır. Bu parçalardan biri eksikse, suçun unsurları tamamlanmamış dolayısıyla suç oluşmamış demektir. 

3. Hakaret Suçunun Cezası ve Nitelikli Halleri: Bedeli Nedir?

Hakaret suçunda verilecek ceza, kelimelerin kime, nerede ve hangi sebeple söylendiğine göre değişir.

A. Temel Hakaret Suçunun Cezası (TCK 125/1)

Eğer hakaret suçunun basit hali işlenmişse (örneğin; sokakta iki sivil vatandaşın birbirine "şerefsiz" demesi gibi), kanun iki seçenek sunar:

  • 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası

  • Veya Adli Para Cezası.

Burada hakimin takdir yetkisi çok geniştir. Failin geçmişi, pişmanlığı ve olayın oluş şekli cezanın hapis mi yoksa para cezası mı olacağını belirler.

B. Cezayı Artıran Nitelikli Haller (TCK 125/3)

Bazı durumlarda kanun koyucu cezanın alt sınırını 1 yıldan başlatır. Bu durumlar şunlardır:

  1. Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı: Bir memura (polis, öğretmen, doktor, hakim vb.) sadece memur olduğu için değil, yaptığı işle ilgili hakaret ederseniz ceza artar.

    • Örnek: Trafik cezası yazan polise hakaret  etmek bu kapsama girer.

  2. Dini, Siyasi, Sosyal İnanç ve Düşüncelerin Açıklanmasından Dolayı: Kişinin dünya görüşüne, siyasi partisine veya felsefi inancına saldırmak cezayı ağırlaştırır.

  3. Kişinin Mensup Olduğu Dine Göre Kutsal Sayılan Değerlerden Bahisle: İbadethaneler, peygamberler veya dini ritüeller üzerinden yapılan hakaretler en ağır yaptırımlarla karşılaşır.

C. Aleniyet (Herkesin Duyabileceği Yer) Artırımı (TCK 125/4)

Eğer hakaret "alenen" işlenmişse, ceza 1/6 oranında artırılır. * Aleniyet Nedir? Hakaretin belirsiz sayıdaki kişi tarafından duyulabileceği, görülebileceği ortamlardır.

  • Dijital Aleniyet: Birine WhatsApp üzerinden özel mesajla (DM) sövmek aleni değildir. Ancak bir tweetin altına yorum yazmak, Facebook duvarında paylaşım yapmak veya bir meydanda bağırmak aleni kabul edilir. Çünkü o sözü kimin göreceği artık sizin kontrolünüzden çıkmıştır.

Not: "Benim profilim gizli, sadece arkadaşlarım görüyor" demek alenen hakaret suçunun oluşumuna engel değildir.

D. Kurul Halinde Çalışan Kamu Görevlilerine Hakaret (TCK 125/5)

Eğer hakaret, bir kurul halinde çalışan görevlilere (örneğin; mahkeme heyeti, belediye meclisi üyeleri) yönelikse, ceza her bir üye için ayrı ayrı değil, tek bir ceza verilip o cezanın artırılması yoluyla belirlenir.  Burada "Zincirleme Suç" hükümleri uygulanır. 

Bölüm Özeti: Hakaretin bedeli sadece vicdani değil, mülki ve hürriyeti bağlayıcıdır. Basit bir "şerefsiz" kelimesi, bir kamu görevlisine karşı veya bir meydanda söylendiğinde, savcının  "hapis istemli" ile karşılaşabilirsiniz. 

4. Hukuka Uygunluk Halleri ve Haksız Tahrik: Ne Zaman Ceza Almazsınız?

Hukukta bazen bir eylem, dışarıdan bakıldığında "suç" gibi görünse de, yapılış amacı veya içinde bulunulan şartlar nedeniyle cezalandırılmaz. Vatandaşın en çok sorduğu "O bana önce şunu dedi, ben de cevabını verdim" savunmasının hukuki karşılığı işte bu maddedir.

A. İddia ve Savunma Dokunulmazlığı (TCK 128)

Adalet mekanizması işlerken tarafların kendilerini özgürce ifade etmesi gerekir. Bir dava dosyasında, bir dilekçede veya duruşma sırasında, davanın esasıyla ilgili olmak kaydıyla kullanılan sert ifadeler hakaret sayılmaz.

  • Şartı: Söylenen söz, uyuşmazlıkla doğrudan bağlantılı olmalı ve "ispat" sınırları içinde kalmalıdır.

B. İspat Hakkı (TCK 127)

Eğer birine somut bir suç isnat ettiyseniz (Örn: "Sen bu parayı çaldın") ve bu iddianızın doğruluğunu mahkeme kararıyla ispatlarsanız, size hakaretten ceza verilemez.

  • Önemli: Sövme (küfür) suçunda ispat hakkı olmaz. Yani birine küfredip sonra "Ama gerçekten de öyle biri" diyerek kurtulamazsınız. İspat hakkı sadece somut fiillerde geçerlidir.

C. Haber Verme ve Eleştiri Hakkı

Basının haber verme yetkisi ve vatandaşın "Ağır Eleştiri" hakkı, hakaret suçunun en büyük panzehiridir

  • Kriter: Söylenen söz güncel mi? Kamu yararı var mı? Gerçeklik payı var mı? Ve en önemlisi; ifade ile amaç arasında düşünsel bir bağ var mı?

  • Örnek: Bir siyasetçinin kararını "Basiretsizlik, beceriksizlik olarak nitelendirmek ağır eleştiridir. Ancak aynı kişiye doğrudan küfretmek eleştiri sınırını aşar.

D. Haksız Tahrik ve Şahsi Cezasızlık (TCK 129)

Kanun koyucu burada insani duyguları gözetir.

1. Hakaretin Haksız Bir Fiile Tepki Olarak İşlenmesi

Eğer size karşı yapılan yanlış, haksız veya hukuka aykırı bir eyleme (Örn: Arabanıza kasten zarar verilmesi, dolandırılmanız vb.) tepki olarak o an hakaret ettiyseniz; hakim cezada indirim yapabileceği gibi, hiç ceza vermeyebilir de.

2. Kasten Yaralamaya Tepki Olarak Hakaret

Eğer biri size fiziksel bir saldırıda bulunduysa (tokat atmak, itmek, yaralamak) ve siz de buna karşılık hakaret ettiyseniz, kanun net bir şekilde "Ceza verilmez" der. Kasten yaralama suçunun mağdurunun içinde bulunduğu durum gereği, (şiddetli öfke veya elemin etkisiyle) irade yeteneği zayıfladığı için kanun koyucu ceza verilmeyeceğini ifade etmiştir.

3. Karşılıklı Hakaret

Eğer iki taraf da birbirine hakaret etmişse, hakim olayın çıkış nedenine bakar.

  • Kimin önce başladığı belli değilse veya iki taraf da benzer ağırlıkta hakaret etmişse, hakim her iki tarafa da ceza vermeyebilir veya cezayı yarı yarıya indirebilir.

Not: İlk hakaretin üzerinden 1 hafta geçtikten sonra "Ben de şimdi ona karşılık veriyorum" derseniz bu haksız tahrik olmaz; "tepki" sınırı içerisinde karşılık verilmesi halinde bu kapsamda değerlendirilecektir. 

5. Şikayet, Uzlaştırma ve Önödeme: Süreç Nasıl İşler?

Hakaret suçunda, suçun her hali kendiliğinden soruşturulmaz. Savcılık soruşturmayı başlatmak için şikayet aramaktadır.  Genellikle "mağdurun harekete geçmesi" gerekmektedir. Ancak burada çok kritik istisnalar ve süreler vardır.

A. Şikayet: 6 Aylık Geri Sayım

Hakaret suçunun temel hali ve bazı nitelikli halleri şikayete tabidir. Bu ne demek? Siz şikayetçi olmazsanız, polis veya savcı kapınızı çalıp "Sana küfredilmiş, gel dava açalım" demez.

  • Şikayet Süresi: Hakareti ve hakaret edeni öğrendiğiniz tarihten itibaren 6 aydır. Bu süreyi bir gün bile geçirirseniz, dava hakkınız "hak düşürücü süre" nedeniyle ortadan kalkar.

  • İstisna (Kamu Görevlisine Hakaret): Eğer hakaret bir kamu görevlisine (polis, doktor, hakim vb.) görevinden dolayı yapıldıysa, şikayet şartı aranmaz. Mağdur memur "ben şikayetçi değilim" dese bile savcılık soruşturma başlatır ve akabinde kamu davası açılır. 

  • Vazgeçme (Geri Çekme): Şikayetinizden her zaman vazgeçebilirsiniz. Eğer karar kesinleşmeden vazgeçerseniz, dava düşer ve fail ceza almaz.

B. Uzlaştırma: Masada Çözüm

Hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu’nda uzlaştırma kapsamındaki suçlardan biridir. (Kamu görevlisine hakaret hariç). Bu, davanın açılmasından önce veya dava sırasında tarafların bir "uzlaştırmacı" eşliğinde bir araya gelmesi demektir.

  • Süreç: Savcılık dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir. Uzlaştırmacı tarafları arar.

  • Şartlar: Mağdur, "Bana 5.000 TL öderse" veya "LÖSEV’e bağış yaparsa" ya da "Benden herkesin içinde özür dilerse uzlaşırım" diyebilir.

  • Sonuç: Eğer taraflar arasında uzlaşma(anlaşma) sağlanırsa soruşturma dosyası kapanız. Failin siciline (sabıka kaydına) işlemez. Uzlaşma sağlanamazsa yargılama devam eder.

C. Önödeme: "Cezamı Ödeyeyim, Dosya Kapansın" Mı?

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları ve ardından yürürlüğe giren yasal düzenlemeler neticesinde; TCK m. 125/1, 2 ve 4. maddelerinde düzenlenen hakaret suçları, 1 Mart 2026 itibarıyla (ilgili geçiş süreçlerinin tamamlanmasıyla) artık uzlaştırmaya tabi değildir. Bu suçlar için TCK m. 75 uyarınca önödeme usulü zorunlu bir muhakeme şartı haline gelmiştir.

Uygulama Şartları ve Usul

  • Soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığı, suçun önödeme kapsamında olduğunu tespit ettiğinde şüpheliye bir bildirimde bulunur. Bu bildirimde;

    • Suçun karşılığı olan adli para cezasının alt sınırı üzerinden hesaplanan meblağ (ve varsa yargılama giderleri),

    • Ödemenin yapılacağı merci ve 1 aylık süre,

    • Ödeme yapıldığı takdirde kamu davasının açılmayacağı, aksi halde iddianame düzenleneceği ihtar edilir.

      Önemli İstisna: Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen (TCK 125/3-a) hakaret suçları, bu yeni rejimin dışındadır. Bu suç tipinde doğrudan kamu davası açılmakta ve hapis cezası öngörülmektedir.

D. İştirak Halinde Hakaret (Birden Fazla Kişi)

Eğer bir gruba veya birden fazla kişiye aynı anda hakaret edildiyse, süreç her bir mağdur için ayrı işler. Birisiyle uzlaşmanız, diğeriyle davanızın devam etmesine engel değildir.

6. Dava Süreci: Adliye Koridorlarında Sizi Ne Bekliyor?

Birine "hakaret" edildiği iddiasıyla başlayan hukuki maraton, zannedildiği gibi ertesi gün mahkemeye çıkmakla sonuçlanmaz. Bu süreç, sabır ve doğru strateji gerektiren basamaklardan oluşur.

A. Soruşturma Aşaması: Dosyanın Mutfağı

Her şey bir şikayet dilekçesi veya karakol ifadesiyle başlar.

  • İfade Verme: Şikayet edilen kişi (şüpheli), polis veya savcılık tarafından ifadeye çağrılır. Burada verilen ilk ifade hayati önem taşır.

  • Delillerin Toplanması: Savcılık; ekran görüntülerini inceler, varsa tanıkları dinler, gerekiyorsa bilirkişi raporu ister. Soruşturma aşamasında suçun faili yahut mağduru olun delillerin doğru biçimde dosya arasına alınması büyük önem taşımaktadır.

  • Karar Anı: Savcı iki yoldan birini seçer:

    1. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (Takipsizlik): "Burada suçun oluşmadığı'' anlamına gelir ve dosyayı kapatır.

    2. İddianame Düzenlenmesi: "Burada bir suç şüphesi vardır, soruşturma aşaması tamamlanır ve kovuşturma aşamasına (mahkeme) geçilir.

B. Uzlaştırma (Zorunlu Durak)

İddianame yazılmadan önce, dosya Uzlaştırma Bürosu’na gider (Kamu görevlisine hakaret hariç). Taraflar uzlaşırsa dava açılmaz. Anlaşama sağlanamazsa dava açılır ve kovuşturma aşamasına geçilir. .

C. Kovuşturma Aşaması: Mahkeme Salonu

Eğer uzlaşma sağlanamazsa, Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açılır.

  • Tensip Zaptı: Mahkeme, duruşma gününü belirleyen bir evrak hazırlar ve taraflara tebliğ eder.

  • Duruşmalar: Hakaret davalarının çok uzun sürmesi öngörülmez ancak mahkeme yoğunluğu, tarafların hazır edilmesi ve delillerin toplanması süreci uzatabilir.  Hakim; sanığı, mağduru ve tanıkları dinler, delilleri değerlendirir, yeni delillerin toplanmasını, bilirkişi raporu tanzim edilmesini isteyebilir. Burada tarafların savunmanın, şikayetin yahut taleplerin doğru biçimde aktarılması, delillendirilmesi ve usule uygun hareket edilmesi suçun faili veya mağduru için büyük önem arz etmektedir.

  • Yazılı Savunmalar: Yargıtay emsal kararları, AİHM içtihatları, ve deliler ile desteklenen büyük bir dikkat ve özenle hazırlanması gereken şikayet yahut savunma dilekçesinin dosyaya sunulmasıdır.

D. Karar ve Hüküm Çeşitleri

Davanın sonunda hakim şu kararlardan birini verir:

  1. Beraat: "Suç işlenmedi" veya "Delil yetersiz."

  2. Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı: Hakaret var ama "Haksız tahrik" veya "Karşılıklı hakaret" gibi nedenlerle ceza verilmez.

  3. Mahkumiyet: Sanığa hapis veya adli para cezası verilir.

  4. (HAGB) : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

E. Üst Yargı Yolu (İstinaf)

Yerel mahkemenin verdiği kararın kesinlik sınırın altında kalması halinde verilen karar istinaf kanun yoluna taşınabilir. İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmalıdır. Aksi halde karara itiraz etme hakkı ortadan kalkacaktır. 

7. Sosyal Medya, WhatsApp ve Dijital Deliller: İnternette İz Bırakmak

Eskiden hakaret kahvehanede veya sokakta edilirdi, şimdi ise bir "tweet" veya bir "emoji" ile işleniyor. Dijital ortamda işlenen hakaret suçlarında ispat araçları ve usulleri, davanın kaderini belirleyen en kritik unsurdur.

A. "Ekran Görüntüsü" (Screenshot) Tek Başına Yeterli mi?

Müvekkillerin en büyük yanılgısı, bir ekran görüntüsü almanın suçluyu cezalandırmak için yeterli olduğunu sanmalarıdır.

  • Hukuki Gerçek: Ekran görüntüleri kolayca manipüle edilebilir, üzerinde oynanabilir delillerdir. Mahkemeler, sadece bir görsel dosyasına dayanarak mahkumiyet kurmakta zorlanabilir. Peki Ne yapmalıyız ; 

  • Çözüm: Hakaret içerikli paylaşımın URL bağlantısı (linki) mutlaka alınmalıdır. Telefon Numarasının göründüğü bir ekran görüntüsünün alınması daha doğru olacaktır.

B. Sahte (Fake) Hesaplar ve IP Adresi Çıkmazı

"Bana anonim bir hesap küfretti, savcılığa verdim, IP adresinden bulurlar."

  • Not Meta (Instagram, Facebook) ve X (Twitter) gibi dev platformlar, ABD merkezli oldukları için "hakaret" gibi suçlarda genellikle Türkiye’deki makamlara IP adresi paylaşmazlar. IP adresi genellikle terör, çocuk istismarı gibi çok ağır suçlarda verilir.

C. WhatsApp ve Mesajlaşma Grupları

WhatsApp üzerinden edilen hakaretlerde iki farklı senaryo vardır:

  1. Birebir Mesaj (DM): Kişiye doğrudan gönderilen hakaret "huzurda hakaret" sayılır. Şikayete bağlıdır.

  2. Gruplar: En az 3 kişinin bulunduğu bir WhatsApp grubunda birine hakaret edilmesi "gıyapta hakaret" ve "ihtilat" (yayılma) şartını sağlar. Grup üyeleri tanık olarak dinlenebilir.

    Not:WhatsApp yazışmaları uçtan uca şifreli. Yani savcılık WhatsApp’tan "bu mesajı kim attı" diye veri alamamaktadır. Bu nedenle: Konuşmayı silmemekte fayda vardır! Telefonun kendisi bir delil başlangıcıdır. Silinen mesajları geri getirmek her zaman mümkün olmayabilir.

D. "Emoji" ile Hakaret Edilir mi?

Yargıtay’ın bu konuda ilginç kararları var. Örneğin, birinin fotoğrafının altına hakaret kastıyla bırakılan "maymun", "pislik" veya benzeri aşağılayıcı emojiler, somut olayın şartlarına göre hakaret suçunu oluşturabilir.

E. Beğenmek (Like) ve Paylaşmak (Retweet) Suç mudur?

  • Paylaşmak (RT): Başkasının ettiği bir hakareti "Bakın bu adam ne doğru söylemiş" diyerek veya destekleyerek paylaşmak, hakaret suçuna iştirak veya suçun yeniden işlenmesi sayılabilir.

  • Beğenmek: Sadece beğenmek (like) genellikle hakaret sayılmaz çünkü "beğenme" eylemi her zaman o içeriği onayladığınız anlamına gelmeyebilir (bazen sadece dikkati çekmek veya yanlışlıkla yapılır). Ancak dikkatli olmakta fayda vardır.

8. Hakaretin Maddi Bedeli: Manevi Tazminat Davası

Birine hakaret etmenin bedeli sadece hapis veya adli para cezası değildir. "Birinin kişilik haklarına saldırdıysan, onun duyduğu acıyı, kederi ve sarsılan saygınlığını bir nebze de olsa dindirmek için'' mahkeme tazminata hükmedebilir.

B. Tazminat Miktarı Neye Göre Belirlenir?

Hukukumuzda "zenginleşme yasağı" vardır. Tazminatın amacı mağduru zengin etmek değil, çekilen acıyı dindirmektir.

  1. Tarafların Sosyal ve Ekonomik Durumu: Fail zengin, mağdur dar gelirliyse veya tam tersiyse miktar değişir.

  2. Hakaretin Ağırlığı ve Yayılımı: Birine fısıldamakla, 1 milyon takipçili hesapta hakaret etmek arasında fark vardır. "Aleniyet" tazminat miktarının belirlenmesinde etkin rol oynayacaktır.

  3. Kusur Oranı: Eğer "haksız tahrik" varsa, yani mağdur da kaşındıysa tazminat miktarında indirim yapılabilir.

C. Ceza Davasını Beklemek Şart mı?

Hayır, ama bekleyerek Ceza mahkemesinin "Suç işlenmiştir" tespitinin ardından hukuk mahkemesinde tazminat davası açılabilir. Kesinleşmiş bir ceza yargılamasının akabinde tazminat davasının daha hızlı sonuçlanacaktır.

D. Zamanaşımı

Tazminat davası açmak için; fiili ve faili öğrendiğiniz tarihten itibaren 2 yıl, her halükarda ise 10 yıl süreniz var. Ancak ceza davası devam ediyorsa, "ceza zamanaşımı" süreleri (genelde 8 yıl) devreye girecektir. 

9. Sonuç: Hakaretle Karşılaşınca Ne Yapmalı?

Rehberimizi bitirirken  3 altın kural bırakalım:

  1. Ekran görüntüsüyle yetinmeyin: Mesaj görüntülerini telefon numarası görünecek biçimde almaya dikkat edin ve mesajları silmeyin.

  2. Karşılık verirken iki kez düşünün: "O bana hakaret etti, ben de ona edeyim" derseniz, siz de hakaret suçunu işlemiş olursunuz.

  3. Uzman desteği alın: Hakaret davaları "basit" görünse de usul hataları (6 aylık süreyi kaçırmak gibi) davayı başlamadan bitirir.

10. Yargıtay Kararları Işığında Hakaretin Sınırları

Mahkemeler her kaba sözü cezalandırmaz. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, bir sözün "hakaret" sayılabilmesi için kişinin onur, şeref ve saygınlığını somut olarak zedelemesi gerekir. İşte o meşhur kararlar:

A. Hakaret Sayılmayan Haller (Ağır Eleştiri, Beddua ve Nezaket Dışı Sözler)

1. "Beddua" Hakaret Değildir Yargıtay, kişinin uğradığı haksızlık karşısında ilahi adalete sığınmasını suç saymamaktadır.

  • İfade: "Allah belanı versin", "Gözün kör olsun".

  • Karar: "Beddua niteliğindeki sözlerin, kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı olmadığı gibi sövme fiilini de oluşturmadığı..."

  • Künye: Yargıtay 18. Ceza Dairesi, Esas: 2015/31518, Karar: 2017/3093.

2. "Terbiyesiz" ve "Ahlaksız" Kelimeleri Bazı durumlarda bu kelimeler kişiliği değil, sergilenen tavrı eleştirmek için kullanıldığında suç oluşturmaz.

  • İfade: "Terbiyesizlik yapma", "Sen ahlaksız bir adamsın".

  • Karar: "Sanığın katılana yönelik söylediği 'terbiyesiz' kelimesinin, nezaket dışı ve kaba hitap tarzı niteliğinde olduğu, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı..."

  • Künye: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas: 2021/20422, Karar: 2021/23307.

3. "Lan" Kelimesi ve Kaba Hitaplar Günlük dilde sıkça kullanılan ve kaba kabul edilen bazı kelimeler, tek başına "onur kırıcı" bulunmamıştır.

  • İfade: "Siz kimsiniz lan?", "Defolun gidin".

  • Karar: "Sanığın söylediği 'Siz kimsiniz lan?' şeklindeki sözlerin, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, ancak hakaret suçunu oluşturmadığı..."

  • Künye: Yargıtay 18. Ceza Dairesi, Esas: 2019/5211, Karar: 2020/1908.

4. Kamu Görevlisine Karşı "Sert Eleştiri" Siyasetçiler ve kamu görevi yatan kişiler, eleştiriye daha açık olmalıdır.

  • İfade: "Beceriksiz herif", "Yaptığın iş değil".

  • Karar: "Kamu görevlisine karşı söylenen 'beceriksiz' sözünün, kişinin görevini yapış tarzına yönelik sert bir eleştiri olduğu ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı..."

  • Künye: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas: 2014/18-491, Karar: 2015/157.

B. Hakaret Sayılan ve Cezalandırılan Haller

1. "Yolsuzluk/Hırsızlık" İsnadı Somut bir kanıt olmadan birine suç işlediğini söylemek, ağır bir hakaret ve hatta iftiradır.

  • İfade: "Sen yolsuzluk yapıyorsun", "Kasadan para çaldığını biliyorum".

  • Karar: "Sanığın katılana yönelik somut bir fiil isnat ederek 'yolsuzluk yapıyorsun' demesinin, katılanın onur ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olduğu..."

  • Künye: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas: 2013/21805, Karar: 2015/32770.

2. Hayvan İsimleriyle Aşağılama Kişiyi bir hayvanla özdeşleştirerek aşağılamak (mecazi anlamda hakaret kastıyla) suçtur.

  • İfade: "Köpek", "Ayı", "Öküz".

  • Karar: "Müştekiye yönelik 'köpek' denilmesinin, kişinin insan olma onuruna saldırı mahiyetinde olduğu ve sövme suretiyle hakaret suçunu oluşturduğu..."

  • Künye: Yargıtay 18. Ceza Dairesi, Esas: 2015/10702, Karar: 2015/12154.

3. "Meczup" veya "Akıl Hastası" Demek Birinin zihinsel sağlığına yönelik aşağılayıcı ifadeler hakaret kabul edilir.

  • İfade: "Sen delisin", "Akıl hastası", "Meczup".

  • Karar: "Kişiye 'meczup' denilmesinin, kişinin saygınlığını küçük düşüren bir ifade olduğu..."

  • Künye: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, Esas: 2011/14352, Karar: 2012/36737.